Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşamını, sözlerini ve iz bırakan anlarını kronolojik bir yolculukla keşfedin→
Cunda Adası Hakkında Bilgi Sahibi Olabilirsiniz.→
Fanzin ve Hikaye Paylaşma Platformu→


Mitoloji ve Eski İnançlar Antik mitolojiler, efsaneler ve eski inanç sistemlerine dair bilgi ve paylaşımların yer aldığı alan.

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu  Yanıtla
 
LinkBack Seçenekler Görüntüleme stilleri
30 Mayıs 2026, 18:52   #1
Çevrimdışı
Mezarkabul
Varsayılan Türk Mitolojisinin Karanlık Gölgesi: Alkarısı (Albastı)

Türk Mitolojisinin Karanlık Gölgesi: Alkarısı (Albastı)

Türk ve Altay mitolojisinde, özellikle de Anadolu folklorunda adı duyulduğunda ürperti yaratan en yaygın inanışlardan biri Alkarısı ya da bilinen diğer adıyla Albastı figürüdür. Yüzyıllardır nesilden nesile aktarılan bu inanış, özellikle lohusa kadınların ve yeni doğmuş bebeklerin korkulu rüyası olmuştur.

Alkarısı Kimdir ve Nasıl Tasvir Edilir?

Efsanelere göre Alkarısı, lohusa kadınların ve bebeklerin ciğerleriyle beslendiğine inanılan kötücül bir varlıktır. Mitolojik tasvirlerde genellikle şu özelliklerle anılır:
  • [] Long, darmadağınık ve kirli saçları olan, çirkin suratlı bir kadın olarak betimlenir.
    [] Pençeleri andıran uzun tırnakları ve ürkütücü derecede uzun parmakları vardır.
    [] Genellikle kırmızı renkli kıyafetler giydiği veya kırmızı bir örtüye büründüğü söylenir.
    [] İnanışa göre sadece insan formunda değil; keçi, kedi veya tilki gibi hayvanların kılığına girerek de evlere sızabilir.

Lohusa Dönemi ve Albastı İnanışı

Alkarısı’nın hedefinde her zaman savunmasız olanlar vardır: Yeni doğum yapmış anneler (lohusalarlar) ve henüz kırkı çıkmamış bebekler. Psikolojide "lohusalık depresyonu" veya "al basması" olarak adlandırılan durum, halk inanışında bu mistik varlığın ziyaretine bağlanır. Alkarısı'nın lohusa kadının ciğerini söküp suya atarak onu öldürdüğüne inanılır.

Alkarısı'ndan Korunma Yöntemleri

Anadolu'nun pek çok yöresinde, Alkarısı’nı uzak tutmak için yüzyıllardır uygulanan geleneksel korunma yöntemleri mevcuttur. Bunlardan en yaygın olanları şunlardır:
  1. [] Demir Nesneler Kullanmak: Alkarısı’nın demirden ve kesici aletlerden korktuğuna inanılır. Bu yüzden lohusanın ve bebeğin yastığının altına bıçak, makas veya iğne konur.
    [] Kırmızı Renk: Kırmızı renk bu varlığı uzak tutar. Lohusa kadınların saçına kırmızı kurdele bağlanması veya yatağına kırmızı örtü serilmesi bu inanışın bir parçasıdır.
    [] Yalnız Bırakmamak: Lohusa kadın ve bebek, doğumdan sonraki ilk kırk gün boyunca evde asla tek başına bırakılmaz. Odada mutlaka bir ışık açık tutulur.
    [] Erkek Kıyafeti: Alkarısı'nın erkeklerden korktuğu rivayet edilir. Bu nedenle bazı yörelerde lohusanın başucuna eşinin şapkası veya ceti konur.

Alkarısı'nı Yakalamak ve Esir Etmek

Mitolojik anlatıların en ilginç yönlerinden biri de Alkarısı'nın yakalanabilmesidir. İnanışa göre, Alkarısı’nın yakasına veya elbisesine bir iğne saplanırsa, o varlık hareket edemez ve insanlara boyun eğer. İğne saplanan Alkarısı, o hanenin kölesi olur, ev işlerine yardım eder ve o aileye bir daha asla zarar veremez. Hatta onun soyundan gelenlerin "Ocaklı" olduğuna ve al basan insanları iyileştirebildiğine inanılır.

Günümüzde bu inanışlar büyük oranda birer folklorik öge ve masal olarak yaşatılsa da, Türk kültürünün derinliklerindeki kolektif korkuları ve lohusa kadınları koruma içgüdüsünü göstermesi açısından oldukça değerlidir.

İstemem! Eksik olsun!
Tahtlarınız, şanınız, sahte zaferleriniz!
Bir tek onurum yeter bana
Yalnız ölsem de eğilmem asla!
  Alıntı
Yeni Konu  Yanıtla

İçeriği Sosyalleştir


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)